Yavrukuş Anaokulu

Öfke Nöbetleri ile Nasıl Baş Edilebilir?
Ebeveynlerin çocuklarıyla ilgili sıkça desteğe ihtiyaç duyduğu konulardan birisi çocuğun öfke patlamalarıdır. Bu durumu, öfke nöbetleri, öfkenin yıkıcı biçimde dışa vurumu, öfke kontrolü sağlayamama gibi kavramlarla da ifade ederiz.  Çocukların olumsuz  tüm duygu ve davranışlarını değerlendirirken yaptığımız  gibi öncelikle bu duyguyu ve dışa vurum şeklini doğru anlamlandırmalıyız. Normal olan/olmayan nedir? Sorun olarak adlandırdığım durum nedir? Neye bağlı olarak gelişmektedir? Ve ben bu durumla baş etmek için neler yapmalıyım? Gibi soruların yanıtlarına ulaşmaya çalışmak öfke ile başetmede ebeveynlere yardımcı olacaktır.
Öfke olumsuz duygularımızdan bir tanesidir ve bu duygunun varlığı anormal bir durum değildir. Gelişimsel olarak öfke nöbetleri çocuğun yaşayacağı doğal bir süreçtir. Ancak bununla sağlıkla şekilde başedebilmeli ve süreçten zarar görmeden çıkabilmek gerekir. Öfkenin dışa vurum şeklinin nasıl olduğu, ne sıklıkta ve ne yoğunlukta yaşanıyor olduğu, hangi olay veya durumlar karşısında hissediliyor olduğu sorunu yani davranışı tanımlamaktadır.
Çocuklarda 1 yaştan itibaren öfke duygusunun dışa vurumunu gözlemlemeye başlarız. İstemediği bir durumla karşılaşan ve bunu ifade eden bebek elini kolunu sallayarak tekmeleyerek vb. fiziksel tepkilerle duygusunu ifade eder. 2 -3 yaş çocuğunda öfke duygusunun çokça dışa vurumunu izleriz. 2 yaş itibariyle çocuk hareket ve konuşma becerisini yaşamaya başladıkça istekleri ve keşif merakı artar. Böylece engellenmelerle ve istediklerine ulaşamama ile karşılaşır. Bu durum çocukta bir hayal kırıklığı yaratır ve bununla başa çıkmak için geliştirdiği bir tepki vardır; öfke.
Bu dönemde çocukların düşünceleri hızla gelişir ve ifade edici dil bu hıza yetişemeyebilir. Bununla birlikte, çocuk büyüdükçe duyduğu dili daha rahat anlamlandırmaya başlar. Ancak ifade edici dil (konuşma becerisi) henüz hissettiklerini ve düşündüklerini başarılı bir biçimde ifade edecek kadar gelişmemiştir. Bu gelişimsel özellikler çocukta öfke duygusunu tetiklemektedir. Ebeveynler olarak öfkenin yıkıcı dışa vurumuyla başa etmek kimi zaman oldukça zorludur. Çocuğun şiddetli bağırma ve ağlamaları, yerine getirilmesi gereken durumlarda şiddetle itiraz, kendini yere atma, vurma tekmeleme vb. davranışları öfkenin yıkıcı olarak dışa vurumudur .
Öfke Nöbetleriyle Karşılaşan Anne-Babalar Nasıl Davranabilirler?

  • Öncelikle sizlerin sakin kalması öfke ile başetmede en önemli ilk adımdır. Eğer sakinliğinizi korumakta zorlanıyorsanız, kısa bir süreliğine bulunduğunuz yerden uzaklaşarak, çocuğa değil kendinize bir mola sağlayın. Biraz daha sakinleşerek çocuğunuzun yanına dönün.
  • Öfke nöbeti sonucunda, onun için uygun bulmadığınız isteklerini karşılamanız onun bu yıkıcı davranışlarını ödüllendirecek ve devam etmesine yol açacaktır. Geçici bir sakinleştirme yolu olarak taleplerine boyun eğmeyi seçmeyin.  Uygun bulmadığınız İsteklerine bu yolla boyun eğmeniz , karar vermede veya olaylar üzerinde kontrolünüz olmadığı mesajını ona verecektir. Öfke nöbeti halindeyken çocuğunuz bu duygunun kontrolsüzlüğünden korkmaktadır. Sizin de kontrol gücünüzün olmaması onun olumsuz duygularını büyütmektedir.
  • Öfkesini saldırgan davranışlarla dışa vuran çocuğunuzu, kimseye zarar vermemesi için ortamdan bir süre uzaklaştırmanız gerekebilir. Ancak bu bir ceza değildir. Onu tek başına bırakmayarak siz de yanında kalın bu sürede.
  • Çocuğunuz istemediği bir durumu reddedişini ve bu hayalkırıklığını öfke patlaması ile ifade ediyorken yapacağınız şey daha fazla ona karşı gelen, inatlaşmayı sürdüren, yapacağı şeyi tekrarlayan emir cümleleri kurmak değil; onun ne hissettiğini ve ne yapmak istediğini anlamaya çalışmak olmalıdır. Cümlelerinizde de bu çabanızı ifade edin. Hayalkırıklığını anladığınızı söyleyin. Cümle ile ifade edemeği duygularının ifadesini bir cümle ile siz yapın;

“ Çok öfkelendin(kızdın, sinirlendin), çünkü…………..istiyordun,…………istediğin gibi olmadı.” Onu anlandığınızı ifade etmek en güçlü sakinleştiricidir unutmayın.

  • Onu anlamanız için önce sakinliğe çağırın onu. Çevreye veya kendine zarar veren davranışlar içindeyse, onu tutun ve göz teması kurmaya çalışın. Ardından konuşmaya başlayın. Sonrasında ona sarılın. Güven ve sevgi içinde olduğunu hissettirin. Hatta cümlelerinizle onu sevdiğinizi ifade edin. Sevgi koşullu değildir unutmayın. Onun da öfkelendiği kişiye vurma, zarar verme davranışlarını ancak böylelikle engelleyebilirsiniz. Sevdiklerimize bazen kızabiliriz ama bu onlara olan sevgimizi değişitirmez mesajını verin.
  • Çocuğunuz hangi durum ve olaylar karşısında öfkelendiğinde anlamak adına kayıt tutabilirsiniz. Nerede, nazaman, nasıl bir ortamda, kim veya kimlerleyken öfke nöbetleri yaşanıyor, kaydedin. Tetikleyici olan durum, zaman, ortam veya kişiler her olayda benzerlik göstererek, duygunun nelerden etkilenerek geliştiği hakkında size anlamlı bilgiler verebilir. Buna göre planlı hareket edebilirsiniz. Örneğin acıktığında öfkeleniyor olduğunu tespit etmişseniz ,  günü planlarken  yemek öğünlerinin zamanını göz önünde tutabilirsiniz.